Legend of Galactic Heroes maratonumuzda belki serinin en karanlık, en sarsıcı politik açıdan en virajlı olan 3. Sezonu (55–86. Bölümler) geride bıraktık. Eğer ilk iki sezon devasa filoların satranç tahtasındaki hamleleriyse, 3. Sezon gölgeler arasında yürütülen kirli diplomasinin, dinin tarihin akışını değiştiren trajedilerin dönemi.
Lore & Arka Plan:sezonda savaş sadece iki büyük devlet arasında (İmparatorluk İttifak) geçmedi. Galaksinin muazzam büyüklüğü arkasında saklanan ipleri gizlice elinde tutmaya çalışan üçüncü güç tam anlamıyla sahneye çıktı: Terraist’ler (Dünya Tapınağı).
İnsanlığın doğduğu ana gezegen olan Dünya’yı yeniden galaksinin merkezi yapmayı hedefleyen fanatik dini kült, ne Reinhard’ın mutlak düzenini ne Yang’ın özgürlükçü demokrasisini istiyordu. Amacı galaksiyi kaosa sürükleyip her iki tarafı zayıflatmaktı. Siyasete askeri bürokrasiye sızan fanatizm, serideki en kahpece hamlelerin arkasındaki itici güç haline geldi.
3. Sezonu konuşurken 82. bölümü sonrasını ayrı tutmak imkansız.
Yang Wen-li, imparator Reinhard masaya oturup barışı sivil hakları görüşmek üzere yola çıkmışken Terraist suikastçıların tuzağına düştü. Hayatı boyunca savaştan şiddetten nefret eden, tek isteği emekli olup tarih kitapları okumak olan büyük stratejist; görkemli meydan muharebesinde değil, karanlık gemi koridorunda kan kaybından hayata gözlerini yumdu.
Anime tarihinin en ağır, en boğazı düğümleyen vedalarından biriydi. Yang’ın son anlarında bile sigarasını arayışı, arkasında bıraktığı dostları “Sadece içki içip tarih okumak istemiştim” hüznü izleyicinin üzerine karabasan gibi çöktü.
Düşmanına Yas Tutan İmparator: Reinhard’ın ÇöküşüYang Wen-li’nin ölümü sadece onun dostlarını yıkmadı; amansız rakibi Reinhard von Lohengramm’ı zihinsel ruhsal çöküşe sürükledi.
Reinhard, en çok saygı duyduğu rakibini savaş alanında, zekaların çarpıştığı adil mücadelede yenmek istiyordu. Yang’ın alçakça suikastla öldürüldüğünü öğrendiğinde yaşadığı büyük kriz, içinin gitmesi fevri öfkesi Reinhard’ın ne kadar yalnız kaldığını kez daha gösterdi. Kircheis’tan sonra onu anlayabilen tek adam yok olmuştu.
Julian Mintz El Facil DirenişiYang öldü ama onun temsil ettiği düşünce ölmedi. Yang’ın kanatları altında yetişen genç Julian Mintz, trajik kaybın ardından El Facil Bağımsız Hükümeti’nin özgürlük direnişinin liderliğini üstlendi.
Julian’ın çocukluktan çıkıp lider, diplomat stratejist olarak sorumluluk alması; Yang’ın miras bıraktığı “demokrasi tohumlarının” gelecekte nasıl yeşereceğinin en büyük kanıtı.
Son Söz Final Sezonuna Doğru3. Sezon, kahramanların ölümlü olduğunu ama fikirlerin ölümsüzlüğünü gözler önüne seren başyapıt sezonuydu. İmparatorluk tarafında Reuenthal’ın içindeki fırtınalar isyan sinyalleri tırmanırken, galaksi artık final için son düzlüğe girdi.
Şimdi gözümüzü efsanenin noktalanacağı 4. Sezon (87–110. Bölümler) maratonuna dikiyoruz.